Çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları içeren sürdürülebilirlik konusu şirketlerin en üst düzeydeki gündeminde yer almaktadır. Tüketici davranışlarının ve diğer pazar dinamiklerinin sürdürülebilirlik çerçevesinde şekillenmekte olması, şirketlerin bu alandaki yatırımlarını hızlandırmaktadır. Günümüzde şirket çıkarlarının toplumsal çıkarlar ile çatışmadığı, ekonomik ve kar odaklı bakış açısının yanında sosyal ve çevresel konuların da şirketlerin sorumluluğu haline geldiği bir yeni dünya düzenine girmekteyiz. Bu doğrultuda sürdürülebilirliğin, kurumsal sosyal sorumluluğun çok ötesine geçtiğini ve şirketlerin strateji ve operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini görüyoruz.
Sürdürülebilirlik konusunun özelikle son dönemlerde gündemde olması ile birlikte toplum ve paydaşlardan gelen bu konudaki baskılar sonucu sürdürülebilirlik raporlaması yapmak, şirketler için kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir. Tüm dünyada şirketler, çevresel, sosyal ve ekonomik performanslarını “Sürdürülebilirlik Raporu” çatısı altında toplayarak belli dönemlerde kamuoyu ve paydaşları ile paylaşmaktadırlar.
Finansal raporlamalarda olduğu gibi, sürdürülebilirlik raporlamasında da güvenirlik, tutarlılık ve karşılaştırılabilirlik ilkelerinin sağlanabilmesi için, belirlenmiş standartlarda raporlama yapmak, hem raporlama yapan şirketlere, hem de raporların okuyucularına uygulama ve değerlendirmede büyük fayda ve kolaylık sağlamaktadır. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact) ile işbirliği içinde çalışan ve kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan GRI (Global Reporting Initiative), küresel bir sürdürebilirlik raporlaması rehberi oluşturmak adına şirketlerin çevresel, sosyal ve ekonomik faaliyetlerini ve bu faaliyetlerinin sonuçlarını raporlayabilecekleri bir raporlama çerçevesi geliştirmiştir. İlk kez 1999 yılında yayınlanmış olan rehberin en son güncellenmesi Mart 2011’de üçüncü nesil raporlama setinde olmuştur. Halen dünya çapında en yaygın ve genel kabul görmüş raporlama çerçevesi olan GRI ile rapor hazırlayan şirket sayısı 3000’e yaklaşmıştır.
Sürdürülebilirlik raporlarının ayrı bir uzmanlık gerektirmesi sebebiyle, GRI tarafından hazırlanan sürdürülebilirlik raporlaması çerçevesinin şirketler tarafından uygulanması sırasında sıkıntılar yaşanabilmektedir. PwC olarak, sizlere sürdürülebilirlik raporu hazırlanması konusunda uygun rehberliği verebilmek amacıyla GRI organizasyonun Türkiye’deki sertifikalı eğitim ortağı olduk ve GRI onaylı eğitim materyalleri kullanarak bu eğitimi Türkiye’ye spesifik konular, mevcut uygulamalar ve analizler ile Türkiye’ye uygulanabilir bir hale getirdik. PwC’nin konularında uzman eğitmenleri tarafından iki gün boyunca verilecek ve interaktif sunumlar, yayınlanmış raporların incelenmesi, grup çalışmaları içeren eğitim ile katılımcılar GRI sürdürülebilirlik raporlama çerçevesi ve uygulamaları ile bunların uygulanması konusunda ileri seviyede bilgiye sahip olacaklardır.
Bu eğitim ile katılımcılar;
- GRI raporlama sürecinde rol oynayan kilit adımlar
- GRI raporlama prensiplerinin kullanımı
- Sürdürülebilirlik raporlaması hazırlamanın faydaları
- Paydaşların rolü, önceliklendirilmesi ve katılımı
- Raporlama sürecinde bilgi toplanması
- GRI ve Global Compact arasındaki ilişki
- Uygulama seviyesi değerlendirme ve denetim
konularında detaylı olarak bilgilenerek kendi şirketlerinin sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanmasında öncü bir rol oynayabileceklerdir.